Doğru Adımlarla Sağlıklı Kilo Verin!

3 Kasım 2012 Cumartesi

sağlıklı beslenme

Şişmanlık, vücutta aşırı miktarda yağ toplanması ile tanımlanan bir hastalıktır ve önemli birçok hastalığın da zeminini oluşturur. Çözüm için kesinlikle tıbbın önerdiği ve akılcı planlar yapılmalıdır. Tedavide hatalı seçimlere yönelmek, hayatı tehlikeye atacak sorunlar yaratabilir.

Diyet yapmanın az yemek, tek çeşitle beslenmek veya hiç yememek olmadığı, aksine dengeli, düzenli yemek ve disiplinli bir yaşam tarzını içerdiği kabüllenilmelidir.

Yeme davranışlarınıza ait basit öneriler;
-Yedikleriniz sizin sağlığınıza hizmet edecek çeşitlilikte besinleri içermelidir. Mümkün olduğunca çok çeşit ve renkten faydalanın.
-Günde 3 ana öğünden asla vazgeçmeyin.
-Ara öğünler çok önemli enerji kaynaklarıdır, çünkü performansınıza katkıları büyüktür.
-Su sağlıklı yaşamın olmazsa olması, diyetlerin temelidir. Bol su tüketin.
-Asla tek bir besinden yardım beslenmeyin, hiçbir besin tek başına size destek olmaz, olamaz.
-Alışverişe gitmeden önce alışveriş listesi hazırlayın ve listeye sadık kalın.
-Tok karnına alışverişe çıkın.
-Etiketleri inceleyin, aynı ürünün enerjili olanlarını tercih edin.
-Mümkün olduğunca evde yapılmış ve az yağlı yemekleri tercih edin.
-Dışarıda yemek yerken seçtiğiniz yemeğin içeriğini sorguların. Kızartma işlemi yapılmış, kremalı, ağır soslu yemeklerden vazgeçin.
-Yemeğinizi ağır ağır yiyin ve uzun çiğneyin.
-Salata için büyük ama yemek için küçük tabak kullanın.
-Yemekte mümkün olduğunca yemeğe konsantre olun, başka şeylerle ilgilenmeyin.
-Tam doymayı beklemeyin, açlığınız geçtiğinde masadan kalkın.
-Yemek pişirme yöntemlerinizi tekrar gözden geçirin.
-Arkadaşlarınızla iletişim kurmanın tek yolu birlikte yemek paylaşmak değildir. Başka aktiviteler planlayarak da hayatı paylaşma şansınız var.
-Çevrenizde sizin yeniliklerinizi kabüllenecek ve destekleyecek insanlardan destek alın.
-Birşeyler atıştırmak istediğinizde sizi oyalayacak uğraşlar bulun. Atıştırma işlemi her zaman açlıktan değil boşluktan kaynaklanır.
-Stres aşırı yemeğe yönlendirir. Stresle başa çıkabilmek için kendinize ait yöntemler geliştirin.
-Mümkün olduğunca araba kullanmak yerine, yürümeyi ya da bisiklet sürmeyi tercih edin.
-Hatalarınızla dürüstçe yüzleşmelisiniz, çözüm için kabüllenmek ve yenilenmek önemlidir.

Kilo Vermenizi Engelleyen 10 Diyet Hatası

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Baharın gelmesi ile birlikte hava sıcaklıkları da giderek artıyor. Kışın giyilen kalın ve katlı kıyafetlerin yerini ince hırka, tişört ve gömleklere bırakması fazla kiloları daha da görünür hale getirecek. Bu durum da “Kilo almak kolay, vermek zor” anlayışı çoğu zaman kişiyi umutsuzluğa düşürüyor. Oysa unutulmamalı ki; diyet yapmak değil, kilo verme çabasıyla ve tamamen iyi niyetle yapılan bazı hatalar, sizi çıkmaza sürükleyebiliyor. Dyt. E. Yasemin Sancak, diyette sık yapılan yanlışlar hakkında bilgi verdi.

1) “Az yersem, kahvaltımı geç yapıp öğün atlarsam kilo verebilirim”

Ara öğün atladığınızda kan şekeri dengeniz olumsuz etkilenebilir. Bunu alışkanlık haline getirdiğinizde, hem sonraki öğünde daha fazla besin tüketirsiniz, hem de uzun süre herhangi bir besin tüketilmediği için, vücut sinyaller yollayıp kendini korumaya alır ve bir sonraki öğünü depolama eğilimi gösterir. Ayrıca, çok akıllı bir mekanizma olan metabolizma da koruma içgüdüsüyle yavaşlar ve yemediğiniz zaman yakmamaya başlarsınız. Bu durumun devamında kan şekeri dengesizlikleri ileri boyutlara taşınabilir.

2) “Bazı besinleri hayatımdan çıkarmak zorundayım”

Beslenme sosyal bir ihtiyaç olduğu için, herhangi bir sağlık sorunu olmadığı sürece (Diyabet, alerji, hipertansiyon vb.) besinlere yasak koymak mutsuzluk yaratır. Bu nedenle, sınırlı tüketmemiz gereken besinlerin bilincinde ama yasakların yer almadığı bir beslenme sistemi kullanılmalı ve vücutta denge sağlanmalıdır. En önemlisi de diyet yapan insan cezalı değildir. Tüm besinler yenebilir. Patates, havuç, mısır, bezelye, muz, incir, üzüm, kavun, karpuz, sütlü tatlılar, hatta çikolata bile, zorunluluk nedeniyle yasaklamak gerekmiyorsa; miktar, sıklık ve gerekiyorsa yanında dengeleyici unsur eklenerek yenebilir.

3) “Bir haftada 4-5 kilo vermeliyim”

Kilo kaybı hızının haftada, vücut ağırlığına göre orantılı olarak ortalama yarım ile bir buçuk kilo arasında olması önerilir. Bu değerlerin üzerinde kayıp olması durumunda ilk sorgulanacak madde, kilonun hangi kütleden olduğudur. Bir haftada büyük miktarlar verilebilir, fakat bu sağlıklı olmaz.

4) “Tek tip beslenerek hızla kilo verebilirim”

Lahana çorbası, keten tohumu, meyve diyetleri, limon suyu vb. tek tip, şok diyetler veya bir besinin mucizevi hale getirilmesi yanlış uygulamalardır. Yeterli ve dengeli beslenmeyi bir “puzzle”a benzetirsek, tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli oranlarda almamız gerekir. Herhangi bir besinin faydası da ancak bu puzzle içinde minik parçalar değerindedir. Yine tek tip beslenmede de hızlı kilo verilir ve su-kas kaybı yaşanır.

5) “Vücudumdaki su ve kas beni şişman gösteriyor”

Vücudumuzun büyük bir bölümünü oluşturan, “su kütlesi” hemen geri gelip artabilir. Kas kaybı durumunda ise maalesef, yüzde çökme oluşur. Vücudun çalışan işçileri olan kas kütlesi azaldığı için metabolizma yavaşlar. Hatalı diyet nedeniyle, maalesef kişi kilo alma adayı haline gelir. Egzersiz miktarı ve şiddeti fazla olduğunda kas kütlesi artarak kilo fazla görünebilir, oysa yağ kütlesi azaldığı için bu olumsuz bir durum değildir..

6) “Karbonhidratlarla proteini ayrımalıyım”

Bilimsel anlamda baktığınızda, yeterli ve dengeli beslenme, tüm öğünlerde bütün besin gruplarından yeterli ve dengeli miktarda almaktır. Yani mümkün olan tüm öğünlerde, karbonhidrat, protein, yağ, vitaminlar, mineraller, posa ve su gibi temel öğeler alınmalıdır.

7) “Diyetimi zayıflama ilacı ile desteklemeliyim”

Diyet sırasında kilo verme amacıyla alınan bitkisel veya kimyasal ilaçlar mutlaka uzman doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bireylerin bilinçsiz bir şekilde doktor onayı ve önerisi olmadan ilaç kullanımı çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Yanlış kullanım, vücutta kalıcı hasarlara, beyin fonksiyonlarında zayıflamaya, kalıcı tiroit hasarlarına, malnütrisyona yani kötü beslenmeye ve sonunda kalp, tansiyon, diyabet ve hatta kanser gibi ciddi hastalıklara neden olabilir.

8) “Bitki çayları faydalı, sınırsız içebilirim!”

Bitki çaylarının mucize gibi görülüp sınırsız tüketilmesi oldukça yanlıştır. Bazı türlerin aşırı tüketimi vücutta kalsiyum atımına ve kemik erimesine, bazı türler kalıcı bağırsak problemlerine neden olabilir. Örneğin çok iyi bir antioksidan olan ve metabolizmayı hızlandıran yeşil çayı önerirken bile bazı noktalara dikkat edilmelidir. Örneğin, hipertansiyonu olanlar, kalp aritmisi yani ritim bozukluğu olanlar, hipertroidi olanlar yeşil çay tüketirken dikkatli olmalıdırlar.

9) “Çok spor yaparsam zayıflarım”

Yapılan egzersizin türü ve şiddeti kilo vermeye ve yağ yakmaya uygun planlanmalı ama aşırı olmamalıdır. Kilo kontrolünün sağlanabilmesi için mutlaka kas kaybı yaşatmayacak bir diyet ve yeterli egzersiz planlanmalı, aşırı egzersiz yapılmamalıdır.

10) “Zaten diyet gibi besleniyorum”

Vücut analizine göre planlanmış farklılıklar gereklidir.
•  Endokrinolog  tarafından değerlendirilen biyokimyasal bulgularınız,
•  Formülle hesaplanan değil; oksijen tüketiminizle ölçülen, metabolizma hızınız,
•  Oldukça detaylı vücut analiziniz,
•  Besin tüketim kaydınız,
•  Yaşam şekli ve beğenileri göz önüne alınarak, diyetisyen tarafından hazırlanan, sağlıklı ve kalıcı incelme programı kullanılmalıdır.
• Ayrıca, davranış değişikliği sağlamak için psikolog/psikiyatrist desteği alınmalıdır.
•  Bilimselliğin ışığında mucize olmadığına inanmak en önemli adımdır. “Yaşam kalitesini artırmak” ve “gerçekten kalıcı zayıflama sağlamak” için, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz, yaşam şekli haline getirilmeli ve mutlaka davranış değişikliği sağlanmalıdır.
 
Support : Blogger | Giresunspor
Copyright © 2012 - 2017. Sağlık Blogu - Tüm Hakları Saklıdır.
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger