Ağız kokunuz hangi hastalığın habercisi olabilir?

18 Ocak 2014 Cumartesi

Ağız kokusu, günümüzde, özellikle medeni toplumlarda sosyal ve psikolojik problemlere neden olan bir yakınmadır. Ağız kokusunu bir hastalık olarak tanımlamak zor olmakla beraber bir çok hastalığa eşlik edebilir veya habercisi olabilir.

Diş Hekimi Yeşim Tüfekçi Hemiş'e ağız kokusunun hastalık habercisi olup olmadığını sorduk. İşte bize verdiği çarpıcı açıklamalar...

"Ağızdan gelen rahatsız edici kokuya "ağız kokusu" veya "halitosis" denir. Ağız kokusunu fizyolojik ve patolojik olarak ikiye ayırmak mümkündür.

Fizyolojik diğer bir deyişle normal kabul edilen ağız kokusu birey sabah uyandığında dil sırtında üreyen bakterilerin veya sindirim kanalında biriken gazların oluşturduğu kokudur.

Dişleri ve dil sırtını fırçalamak, gerekirse çinkolu ağız gargaraları kullanmakla önüne geçilebilir.

Beslenme sonrası meydana gelen ağız kokusu da normal kabul edilir. Örneğin sarımsak yiyen kişilerde kanda biriken aromatik gazlar nefes yoluyla atılırken ağız kokusuna neden olurlar. Bu tip kokular tedavi gerektirmez.

Patolojik ağız kokusu ise gerçek halitosis dediğimiz tedavi gerektiren ağız kokusudur.

Ağız kokusunun nedenleri öncelikle ağız içinde aranmalı; ağızda çürük diş, dişeti iltihabı, temizlenemeyen uyumu bozulmuş protezler varsa gerekli tedaviler uygulanmalıdır.

Ağız içinde böyle bir durum yoksa veya tedavi sonrasında da kişi ağız kokusundan şikayet ediyorsa diğer etkenler gözden geçirilmelidir. Bu diğer etkenler arasında;

Üst ve alt solunum yolu iltihapları

Şeker hastalığı

Karaciğer veya böbrek yetmezliği

Metabolizma bozuklukları sayılabilir

Ayrıca açlık, oruç tutma, diyet, hamilelik gibi durumlarda da ağız kokusu oluşabilir.

Daha önce de belirtildiği gibi ağız kokusunun nedeni öncelikle ağızda araştırılmalıdır. Diş çürükleri ve dişeti iltihabı ağız kokusunun önemli nedenlerindendir. Eskimiş protezler kontrol edilmeli gerekiyorsa değiştirilmelidir. Ağız bakımına önem verilmeli diş hekiminin önerisi doğrultusunda diş fırçalamanın yanı sıra diş ipi, ağız duşu gibi yardımcı ürünlerden faydalanılmalıdır.

Bunların dışında daha fazla su içmek, basit şeker tüketimini azaltmak, lokmaları iyi çiğnemek, sakız, ağız gargarası gibi ürünler kullanmak, sigara içmemek gibi önlemlere başvurulabilir."

Boğaz ağrısı tedavisi

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Her bahar başında veya kış aylarından başımızın belası gün içerisinde bizi inanılmaz zorlayan boğaz ağrıları için Fransız bilim adamları yeni bir deney yaptı. Yapılan çalışmada bilim adamları sert şekerlerin ağızda emilerek tükürük bezlerini daha hızlı çalıştırdığını ve bu sayede yutkunma sayısı artarak hastanın rahatladığı belirtildi. Ayrıca sıcak içeceklerinde hastaya yutkunma kolaylığı sağladığı yetkililerce eklendi.

Larenjit veya faranjit gibi günübirlik boğaz ağrıları için ilaç tedavisini önermeyen yetkililer gün içinde yukarıdaki önerileri yerine getirmesinin gerektiğini, iltihaplı boğaz ağrılarında ise hastanın kesinlikle uzman kontrolünde ilaç kullanmasının sağlanmasını belirtti.

Yaklaşık 1000 denek üzerinde gerçekleştirilen deneyde bal gibi yumuşak ve sıvı şekerlerin fayda sağlama oranının oldukça düşük olduğu saptandı. Sert şekerlerle tedavi edilen grupta ise hastaların büyük bir kısmı şikayetlerinden kurtuldu.

İlk Yardımda Bilinmesi Gerekenler!

29 Ocak 2013 Salı

Kanama, kırık, bayılma, yanık, böcek sokması ve göze yabancı cisim kaçması gibi her zaman karşılaşabileceğimiz sağlık sorunları ile ilgili bilmeniz gereken ilk yardım kuralları bu yazıda.

Kanamalar
- Vücudun herhangi bir yerinde aşırı kanama varsa bunun bir an önce durdurulması hayati önem taşımaktadır.
- Kanayan yeri ve etrafını dikkatlice temizleyip, kanama odağının neresi olduğunu tam olarak anlamaya çalışın.
- Sargı bezi yada temiz bir bezle yaranın üzerini tam olarak kapatıp, elinizle kanayan yerin üzerine baskı uygulayın.
- Kolu yada bacağı yukarı doğru ve kalp seviyesinin üzerine kaldırarak, kan akışını dindirmeye çalışın.
- Bunu yaparken kaldırdığınız kol yada bacakta kırık şüphesi olmadığından özellikle emin olun.
- Yara yeri üzerine sargı bezi yada temiz bir bezle basarak tampon uygulayın. Bunun yarayı tamamen örtmesi gerekmektedir. Bastırarak yara yeri üzerinde dikkatlice basınç uygulayın. Daha sonra sargı bezi ile iyice sarın.
- Kanamanın halen kesilmediği görülürse, daha kalınca bir tamponu aynı sargı üzerinden iyice sarın. Bunun kanama odağının üzerinde ve aşağı yukarı basınç uygulayacak şekilde olmasına dikkat edin.
- Eğer buna rağmen kanama durmuyorsa, kanayan yerin gerisinde, vücuda yakın olan ana atardamarın üzerine elinizle baskı uygulayıp, kan akışının azalmasını sağlayın.
- Ana atardamara 19 dakikadan çok direkt baskı uygulamayın ve damar üzerine herhangi bir sıkı turnike yada bağ bağlamayın.
- Hastayı bacakları gövdeden yukarı durumda olacak şekilde yatırarak derhal bir sağlık kurumuna gönderin.

Küçük deri yaralanmaları ve kanamalar
- Yara üzerinde pis, kir, toz, toprak varsa öncelikle bunları temizleyin; mümkünse temiz ve bol suyla yıkayın. Temiz bir sargı bezi yada bez parçası ile üzerini geçici olarak kapatın. Bir süre yara yerinin üzerine elinizle basınç uygulayarak kanamayı durdurun. Daha sonra temiz bir pamuk parçası ile yaranın üzerini iyice kurulayıp temizleyin. Çıkan kanların oluşturduğu pıhtılar varsa çekip almayın; bunlar kanamanın durdurulmasını sağlayan oluşumlardır.
- Yarayı ve etrafını Betadin solüsyonu ile iyice temizleyin. Bu yaranın mikrop kapmasını engellemeye yarayacaktır.
- Varsa yara bandı ile yara yerini tam olarak kapatın. Yara yeri büyükse steril bir gazlı bez ile yara yerini tam olarak kapatıp, sargı bezi ile sarın.
- Daha sonra yara iyileşinceye kadar düzenli olarak pansuman uygulayın. Yarada sizi endişelendiren bir durum varsa derhal doktorunuza başvurun.

Kırıklar
Kırık şüphesi olan yerde; ağrı, şişlik, duyarlılık, şekil bozukluğu, fonksiyon bozukluğu, hareket anormalliği (olmaması gereken hareket) görülebilir.

Yapılması gerekenler:
- Her zaman öncelikle kanama olup olmadığını kontrol edin. Eğer kanama varsa öncelikle kanamayı kontrol edin ve yarayı sarın.
- Kırık olan yerin hareketine izin vermeyin. Gördüğünüz herhangi bir şekil bozukluğunu asla düzeltmeye çalışmayın.
- Kırık yerin hareketine izin vermeyecek şekilde kol yada bacağı atel ile destekleyin. Bunu yaparken her zaman kırık yerin üzerindeki eklemi de içine alacak şekilde atel uygulaması yapmaya dikkat edin. Eklemin hareketine izin verilmemesi kırık yerinin iyice sabitleştirilmesine olanak sağlayacaktır.

Omurga ve boyun kırıkları
Omurga kırıkları, omurilik zedelenmelerine ve felce neden olabileceği için, daima çok ciddi ve dikkatlice değerlendirilmelidir.
- Hastayı sakinleştirip, kesinlikle kımıldamamasını sağlayın. Hareket etmesine engel olacak şekilde vücudunun etrafını giysi, palto vb. şeylerle destekleyin.
- Boynunu ve başını hiç oynatmayacak şekilde oldukça dikkatli destekleyin.
- Derhal acil tıbbi yardım isteyin.

Bayılmalar
- Bayılan bir kişiyi yere sırtüstü uzatıp, bacaklarını yukarı doğru kaldırın ve rahat nefes almasını sağlayın. Solunum hızını ve nabzını kontrol edin.
- Yanıt durumunu değerlendirin. Anormal bir durum varsa derhal tıbbi yardım isteyin.
- Hasta kendine gelinceye kadar kontrolünüzü sürdürün.
- Hastanın kısa sürede (5-10dk.) kendine gelmesini bekleyin. Gelmiyorsa derhal tıbbi yardım isteyin.
- Hasta kendine gelmeye başladıysa onu sakinleştirerek yavaş yavaş oturma konumuna getirin.
- Düştüğü sırada herhangi bir yerinin yaralanıp yaralanmadığını kontrol edin.
- Yiyecek-içecek vermeyin.

Yanıklar
- Yanığın bulunduğu yer ve yanık alanı önemlidir.
- Yanığın alanı büyüdükçe şok olasılığı artmaktadır. Vücut yüzeyinin %15’inden fazlasını kapsayan yanıklar ölüm tehlikesi oluşturabilir.
- Yanık alanı enfeksiyonlar açısından ciddi bir risk yaratmaktadır.
- Çapı 2-3cm’den büyük, derinin altına kadar inen yanıklar ve elektrik yanıkları mutlaka hastanede doktor kontrolünde tedavi edilmelidir.
- Yanık yeri olaydan hemen sonra temiz soğuk bir suyla, mümkünse musluk altında 5-10 dakika tutulmalıdır.
- Yanık yerine asla yağ, krem, diş macunu, kolonya, pudra gibi maddeler uygulanmamalıdır.
- Eğer yanık yerinde üzerinde içi sıvı dolu küçük kesecikler (veziküller) oluşmuşsa bunlar kesinlikle ellenmemeli ve patlatılmamalıdır.
- Yanık nedeniyle parmak ve ellerde şişme oluşabileceğinden yüzük, saat vb. gibi maddeler çıkarılmalıdır.
- Yanık yerinin enfeksiyon açısından ciddi bir risk taşıdığı kesinlikle unutmamalıdır.
- Yanık alanını ve etrafını Betadin solüsyonu ile temizleyin.
- Temiz bir sargı beziyle yanık yerinin üstünü tam olarak kapatın. Kesinlikle pamuk kullanmayın.
- Yanık yerini basınç ve sürtünmeden korumak gereklidir. Bu nedenle yanık yerinin üzerine çok sıkı bandaj uygulamayın.
- Yanık pansumanı için derhal bir sağlık kurumuna başvurun.

Böcek sokmaları
- Böceğin soktuğu yer kesinlikle kaşınmamalı, üzerine buz yada soğuk kompres uygulanarak şişliğin oluşması azaltılmaya çalışılmalıdır.
- Böceğin soktuğu yer ağız boşluğundaysa (dil, boğaz) oluşabilecek şişlik ve reaksiyon boğulma tehlikesi yaratabilir. Bu nedenle derhal hekime başvurulması yerinde olacaktır.

Gözde yabancı Cisim
- Gözün tahriş olduğu durumlarda temiz ve bol bir suyla göz iyice yıkanmalıdır.
- Bunu yaparken göze kesinlikle elle temas edilmemesi ve ovuşturulmaması uygun olacaktır.
- Steril bir gazlı bez, göz ve çevresini iyice örtecek şekilde kapatılmalıdır. Bunu yaparken uyguladığınız tamponun göze basınç uygulamamasına dikkat edin.
- Şüphelendiğiniz bir durum yada gözde aşırı tahriş varsa, derhal doktorunuza başvurun.
 
Support : Blogger | Giresunspor
Copyright © 2012 - 2017. Sağlık Blogu - Tüm Hakları Saklıdır.
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger