Tüp Bebek Tedavisi Nedir?

2 Mart 2013 Cumartesi

tup-bebek
Tüp bebek tedavisi, kadın üreme hücreleri olan yumurtaların ve erkek üreme hücreleri olan spermlerin vücut dışında, laboratuvar ortamında bir araya getirilerek döllenmenin elde edilmesini sağlayan tedavi sürecini kapsamaktadır.Döllenen yumurtalar bölünmeye başlayıp, embriyo adı verilen ilk gelişim aşamalarını laboratuvar ortamında geçirirken, anne adayının rahmine yerleştirilir.

Bu aşamadan sonra elde edilen gebeliğin doğal yollarla oluşan gebeliklerden farkı kalmaz. Doğal gebelikten farkı dölleme işleminin laboratuvar koşullarında gerçekleştirilmesi ve döllenen yumurtaların anne rahmine tekrar geri yerleştirilmesidir.

Laboratuvar ortamındaki dölleme işlemi ya spermleri yumurtaların yanına bırakıp bu spermlerin kendi kendilerine yumurtanın içine girip dölleme işlemini gerçekleştirmesini beklemek şeklinde (klasik tüp bebek-IVF) olmakta ya da mikroskop altında spermin bir pipet yardımı ile direkt olarak yumurtanın içine enjekte edilerek döllemenin sağlanması (mikroenjeksiyon) şeklinde olmaktadır. Tüp bebek uzmanları iki yöntem arasındaki tercihi çiftlerin özelliklerine göre belirler. Amaç çift için en yüksek başarı şansını yakalamaktır.

Tüp Bebek Tedavisi Kimler İçin Gerekli?

1. Halk arasında yumurtalık kanalları olarak da bilinen kadın fallop tüplerinin tıkalı, ciddi derecede hasar görmüş ya da cerrahi olarak alınmış olması durumunda tüp bebek tedavisi uygulanmalıdır. Doğal yollarla bir gebeliğin oluşabilmesi için kadının yumurtalık kanallarının hem açık olması hem de normal fonksiyon görmesi gereklidir.

2.Kadın üreme organları çevresinde, yumurtalıklarda gelişen yumurtaların fallop tüpleri tarafından yakalanmasını önleyecek yapışıklıkların olması durumunda da tüp bebek tedavisi gerekebilir. Bu karın içi yapışıklıklar ya bu bölgelerde daha önce gerçekleştirilmiş olan ameliyatlara (örneğin; yumurtalık kisti ameliyatı, miyom çıkartılması, dış gebelik ameliyatı gibi...) ya da farkına varılmış ya da varılmadan geçirilmiş olan kadın iç genital sisteminin iltihabi durumlarına bağlı olabilir. Bu durumda ilk tedavi aşaması olarak laparoskopik (kapalı) cerrahi ile bu yapışıklıklar açılarak normal tüp-yumurtalık ilişkisinin sağlanmasına çalışılabilir. Eğer bu sağlanamaz ise veya sağlanmasına rağmen cerrahiden sonra belli bir süre içerisinde kendiliğinden gebelik olmaz ise tüp bebek tedavisine geçilmelidir.

Örnek vaka:

28 yaşında bayan.... 4 yıldır evli. Korunmamasına rağmen çocuk sahibi olamadı. Yapılan rahim filmi (HSG) incelemesinde tüplerinin açık olduğu saptandı. Fakat doktoru, 18 yaşında geçirmiş olduğu patlamış (perfore olmuş) apandisit ameliyatı nedeniyle tüpleri ve yumurtalıkları çevresinde karın içi yapışıklıklar olabileceği şüphesi taşıdığını iletti. Yapılan laparoskopi incelemesinde tüplerin açık olmasına rağmen bağırsaklara, yumurtalıklara ve rahim arka duvarına yapışmış olduğu gözlendi. Tüpler açıktı ama görevini yerine getirmesi mümkün değildi. Doktoru tüp bebek tedavisi için hastayı sevk etti.

3.Yumurtlama problemi olan kadınlarda, yumurtlamayı sağlayan ilaç tedavisi ile yumurtlamanın elde edilmesine rağmen hala gebe kalınamıyor ise tüp bebek tedavisine geçilmelidir. Bu grubun önemli bir bölümünü polikistik over sendromlu bayanlar oluşturmaktadır.

4.Kadında endometriozis hastalığı var ise tüp bebek tedavisi gerekebilir. Endometriozis hastalığı, normalde rahim içinde bulunması gereken ve her adet döneminde dışarı atılan endometrium tabakasının rahim dışında, tüplerin çevresinde, yumurtalıklarda ve bağırsak üzerinde bulunmasıdır. Endometriozis hastalığı, kadının gebe kalmasını engelleyebilir. Cerrahi olarak bu hastalığın temizlenmesini takiben belirli bir süre içerisinde gebelik sağlanamamışsa tüp bebek tedavisine geçilir.

5.Erkekteki sperm sayısı, sperm hareketi ve sperm şeklinde (sperm morfolojisi) bozukluk ve yetersizlik var ise tüp bebek tedavisi gerekebilir. Günümüzde tüp bebek / mikroenjeksiyon uygulaması, erkek faktörüne bağlı infertilitede en yüksek başarı ve gebelik oranlarını veren tedavi yöntemidir. Erkek faktörüne bağlı infertilitesi olan çiftlerin tüp bebek tedavisine erken sevk edilmeleri başarı şansını artırır.

6.Erkekte Sperm tahlilinde hiç sperm hücresi bulunmaz ise tüp bebek tedavisi ile sonuca gidilebilir. Bu durumda, sperm hücreleri cerrahi yollarla epididim veya testisden elde edileceği için tek tedavi yöntemi olarak tüp bebek / mikroenjeksiyon tedavisi uygulanması gerekir.

Örnek Vaka:

32 yaşında erkek. 10 yıldır evli. Yapılan tüm sperm tahlillerinde sperm sayısı ve hareketinin normal değerlerin altında olduğu özleniyor. 4 kez eşine çeşitli ilaçlar verilip aşılama (inseminasyon-IUI) tedavisi uygulandı. Takip eden doktoru eşinin yaşı daha da ilerlemeden tüp bebek tedavisine geçmenin en uygun yaklaşım olacağını belirtti.

7.İzah edilemeyen infertilite varlığında tüp bebek tedavisi gerekebilir. Tüp bebek, doğal yoldan çocuk sahibi olmak için girişimde bulunmuş, muayene ve incelemelerinde herhangi bir sorun saptanamamış çiftlerin, açıklanamayan infertilite durumunda da uygun bir seçenektir. Bu çiftlerin her zaman için kendiliğinden gebe kalma şansları olsa da, yıllar geçtikçe ve kadının yaşı ilerledikçe bu şans giderek ve belirgin bir şekilde azalır. Bu çiftlerde tüp bebek tedavisi iyi sonuç vermekte ve çiftlerin üzerindeki stres ve gerginliği en kısa yoldan ortadan kaldırmaktadır.

Örnek vaka:

Yapılan tüm tahlil ve incelemeleri normal bulundu. Doktorları herşeyin normal olduğunu gebe kalamamaları için bir neden olmadığını söylediler. 2 yıl daha geçti ve bir sonuç çıkmadı. Doktorları aylık gebe kalma şanslarını artırmak için yumurtlamayı uyarıcı tedavi (ovülasyon indüksiyonu) + rahim içi aşılama (intrauterin inseminasyon) tedavisine başladılar. 4 kez yapılan tedaviden sonuç alınmadı. Çift tüp bebek tedavisine başladı. İlk uygulamada gebelik elde edildi.

8.İmmünolojik infertilite var ise tüp bebek / mikroenjeksiyon tedavisi ile sonuca gidilebilir. Menide veya kadın üreme sistemi içerisinde sperm hücrelerine karşı antikorlar gelişiyor ve diğer tedaviler ile bir sonuca ulaşılamıyor ise tedavi olarak tüp bebek tedavisine yönlenilmelidir.

9.İleri kadın yaşı söz konusu ise tüp bebek tedavisi düşünülmelidir. Doğurganlık ilerleyen yaş ile birlikte azalma gösterir. Bu azalma özellikle 35 yaştan sonra hız kazanır. Bu nedenle, özellikle 38 yaş ve üzerinde olup bebek arzusu taşıyan kadınlarda vakit kaybetmeden tüp bebek tedavisine başlamak etkin ve sonuç getiren bir yaklaşımdır. Diğer infertilite tedavileri ile yerine konulamayacak bir zaman kaybı, bu yaştaki kadınlar için yüksek bir bedel demektir. Zamana karşı yarışılan bu dönemde tüp bebek tedavisi en doğru seçim olabilir.

10. Preimplantasyon genetik tanı uygulaması gereken durumlarda tüp bebek tedavisi yapılmalıdır.

SONUÇ

Tüp bebek tedavisi artık birçok problemde ilk tedavi seçeneği halini almıştır. Tüp bebek tedavisindeki başarı oranlarının artması bu tedaviyi son başvurulacak bir tedavi seçeneği halinden çıkartarak infertilite tedavileri içinde en ön sıraya yerleştirmiştir. Tüp bebek tedavisinin ön saflara geçmesi birçok çifti uzun yıllar çocuksuz kalmanın sıkıntı ve gerginliğinden erken dönemde kurtarmaktadır.

Tüp Bebek Tedavisi

28 Şubat 2013 Perşembe

tup-bebek
Tedaviye başlamadan önce ilk görüşme randevusu mümkünse, adetin başladığı ilk birkaç gün içerisine ayarlanmalıdır. Çünkü bazı laboratuvar testlerinin adetin bu ilk birkaç günü içerisinde yapılması gerekmektedir.

Bu görüşmeye gelirken getirilmesi gerekenler:

• Daha önceden yapılmış olan testler (örneğin sperm analizleri),
• Daha önceki ameliyat raporları,
• Endometriozis, tiroid hastalıkları, otoimmün bozukluklar gibi üreme potansiyelini etkileyebilecek durumlara ait bilgiler ve laboratuvar sonuçları,
• Ailedeki diğer bireylere ait çocuk sahibi olamama veya tekrarlayan düşük öykülerinin olup olmadığı bilgisi,
• Son aylara ait adet düzeninin takvimi.

İlk değerlendirmede jinekolojik muayene ile birlikte transvajinal ultrasonografi yapılır. Rahim, tüpler ve yumurtalıklar değerlendirilerek, gerekli duyulduğu takdirde tüp bebeğin son aşaması olan embriyo transferinin bir provası yapılır ve böylece ileride karşılaşılacak beklenmedik sorunlar önceden değerlendirilir.

İlk değerlendirme sırasında hem erkek hem de kadında bazı enfeksiyonların taraması yapılacaktır:

• HCV Ab
• HIV Ab
• Rubella IgG
• VDRL

Ayrıca bayandan aşağıdaki hormon tahlilleri istenebilir:

• LH
• FSH
• Estradiol
• Progesterone
• Prolactin
• f-tyroxine (T4)
• Total testosterone
• DHEAS


Bu arada daha önce yapılmamışsa veya son bir değerlendirmeye ihtiyaç duyulacak ise, erkek için bir sperm analizi de yapılır.

Tüp Bebek Tedavisi Hangi Aşamalardan Oluşur?

Tüp bebek tedavi süreci çeşitli basamaklardan oluşmaktadır.

İlk aşama: Eğitim

Tedavinin ilk basamağını tüp bebek koordinatörünün vereceği eğitim oluşturur.

Bu aşamada işlemler hakkında bilgi verilerek, tedavinin planı ve nasıl yürütüleceği anlatılır, ilaçlarınızı nasıl kendi kendinize yapacağınız öğretilir ve gerekli onay formları imzalatılır.

İkinci aşama: Yumurtalıkların baskılanması

Tüp bebek tedavisinin temelini, kadının yumurtalıklarının tamamıyla kontrol altına alınması oluşturur. Bu amaçla GnRH agonisti veya GnRH antagonisti adı verilen ilaçlar kullanılır. Tedaviyi yürüten hekim bu ikisi arasından size uygun olanı seçecektir.

Bu ilaçlar sizin istenilen zamandan önce yumurtlamanızı engeller. Bu ilaçlar ya burun spreyi ya da cilt altına uygulanan enjeksiyonlar şeklindedir.

Kendi kendinize kullanmanız için gerekli eğitim size verilecektir.

Üçüncü aşama: Yumurtalıkların uyarılması ve yumurta gelişiminin takibi

Tüp bebek tedavisinin başarısı kadın yumurtalıklarında çok sayıda yumurta üretilmesine bağlıdır. Bu amaçla, daha önce belirtilen ilaçlar ile kontrol altında tutulan yumurtalıklar, yumurta gelişimini uyaran ilaçlar ile uyarılır. Bu ilaçlar cilt altına veya kas içine yapılan iğnelerdir. Yumurtalıkların bu ilaçlar ile uyarılması yaklaşık 10 gün sürer. Bu süreç içerisinde yumurta gelişiminizin takibi için birkaç kez kontrol edilmeniz gerekmektedir. Bu kontrollerde ultrasonografiniz yapılır ve gerekli duyulduğunda kanınızda hormon düzeylerine bakılıp ilaçlarınızın doz ayarlaması yapılır.

Dördüncü aşama: Yumurtaların toplanması

Yumurta gelişiminin takibi sırasında, yeterli sayıda yumurtanın olgunlaştığı tespit edildiği gün, yumurtaların en son gelişim basamağını tamamlamak üzere hCG (human chorionic gonadotropin) enjeksiyonu yapılır. Yumurtaların toplanması bu son ilaç enjeksi-yonundan sonraki 36.saate programlanır. Yumurtaların toplanması sırasında sakinleş-tirici, uyku verici ilaçlar verilebileceği gibi işlem tümüyle anestezi altında da gerçekleşti-rilebilir. İşlem, yumurta gelişim takiplerinizde yapılan vajinal ultrasonografi uygulamasına benzer. Tek farkı vajinal ultrasonografi aletine bağlı bir iğnenin vajenden geçirilip yumurtalıklarınızın içerisindeki yumurtaları toplanmasıdır. İşlemin süresi ortalama 30 dakikadır.

Sperm hücreleri ile dölleme işlemi yumurtaların toplandığı gün gerçekleştirilir.

Yumurtaların toplanmasını takiben 2-3 saatlik dinlenmenin ardından çift hastaneden taburcu edilir. Bu aşamadan sonra kullanılacak ilaçlar konusunda çifte bilgi verilir.

Beşinci aşama: Laboratuvar işlemleri

Yumurtaların toplanmasından bir gün sonra, yumurtalardan kaçının normal şekilde döllendiği konusunda çifte bilgi verilir. Bu aşamadan sonra normal olarak döllenen yumurtalar laboratuvarda 2 ile 5 gün arasında izlenerek, uygun görülen zamanda, aralarında en kaliteli olanlar belli sayıda seçilerek anne rahmine geri yerleştirilirler. Bu yerleştirme işleminin ne zaman gerçekleştirileceği konusunda çifte bilgi verilir.

Yumurtaların toplanmasından bir gün sonra, yumurtalardan kaçının normal şekilde döllendiği konusunda çifte bilgi verilir. Bu aşamadan sonra normal olarak döllenen yumurtalar laboratuvarda 2 ile 5 gün arasında izlenerek, uygun görülen zamanda, aralarında en kaliteli olanlar belli sayıda seçilerek anne rahmine geri yerleştirilirler. Bu yerleştirme işleminin ne zaman gerçekleştirileceği konusunda çifte bilgi verilir.

Son Aşama: Embriyo transferi

Transfer işlemi öncesinde çifte transfer edilecek embriyo sayısı ve kalitesi konusunda bilgi verilir. Transfer işlemi, çok basit bir muayene işleminden farksızdır. Herhangi bir anesteziye gerek duyulmaz. Transfer öncesi tek istenilen anne adayının su içip idrar torbasını bir miktar doldurmasıdır. Çünkü transfer işlemi ultrasonografik gözlem altında yapılmakta ve bunun için de idrar torbasının bir miktar dolu olması gerekmektedir. Transfer işlemi sırasında, embriyolar ile yüklenmiş olan bir kateter vajenden ve rahim ağzından geçirilerek rahim içerisine yerleştirilir ve embriyolar rahim içerisine bırakılır. Eğer yerleştirme işleminden sonra geride iyi kalitede embriyo veya embriyolar kalmış ise çiftin onayı alınıp bu embriyolar ileride kullanılmak üzere dondurulup saklanır.

Transfer sonrası 3-4 saat hastanede dinlendikten sonra çift evine yollanır ve bayanın o günü dinlenerek geçirmesi istenir. Gebeliğin gelişimini desteklemek için progesterone, estrojen ve/veya hCG takviyesine yumurtaların toplanmasından veya embriyoların transferinden sonra başlanabilir.

Tedavinin sonucunu, transferden 14 gün sonra yapılan gebelik testi ile öğrenmek mümkündür. Eğer testiniz olumlu çıkarsa 3 hafta sonra bebeğinizin kalp atımlarını gözlemek için ultrasonografi randevusu verilir.
 
Support : Blogger | Giresunspor
Copyright © 2012 - 2017. Sağlık Blogu - Tüm Hakları Saklıdır.
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger