Dünyada En Çok Başvuru Alan Göğüs Hastalığı "Zatürre"

30 Kasım 2015 Pazartesi

acıbadem ankara hastanesi
Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen 2004 Ulusal Hastalık Yükü ve Maliyet Etkinlik Proje sonuçlarına göre 2 ay içerisinde hekim tanılı ilk 20 akut ve kronik hastalık arasında Zatürre %1.15 oranında sıklık göstererek 15. Sırada yer almaktadır.

Acıbadem Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Yılmaz, Zatürre Haftası sebebi ile tüm dünyada hastane başvurularının önemli bir kısmını oluşturan akciğer dokusu iltihabı ile ilgili bilgilendiriyor.

“Zatürre İngiltere ve ABD’de de ölüm nedenleri arasında 6. Sırada”

Tüm dünyada hastane başvurularının, tedavi giderlerinin, iş-okul günü kayıplarının ve ölümlerin önemli bir kısmından sorumlu olan zatürre (pnömoni), bakteri, virüs, mantar gibi çeşitli mikroplarla oluşan akciğer dokusunun iltihabıdır. En sık görülen ve en fazla ölüme yol açabilen hastalıklar arasındadır. Özellikle çocuklarda, 65 yaş üstü yaşlılarda, uzun süreli bir hastalığı olanlarda (böbrek, şeker, kalp veya akciğer hastalığı gibi), sigara içenlerde, bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalık veya ilaç kullanımında daha sık görülür.

Pnömoni, İngiltere ve ABD'de ölüm nedenleri arasında 6. sırayı; infeksiyonlara bağlı ölümler arasında ise 1. sırayı almaktadır. Ayakta tedavi edilen hastalarda ölüm oranı %1-5 iken, hastanede tedavi edilenlerde %12'ye, yoğun bakım desteği gerekenlerde ise %40'a ulaşmaktadır. Ülkemizde alt solunum yolu infeksiyonları, ölüm nedenleri arasında %4.2 ile 5. sırada yer almaktadır. Ülkemizde toplumda gelişen zatürreli olgularda ölüm oranının hastalığın ağırlığına göre %1-60 arasında değiştiği ve hastanede tedavi edilen olgularda oranın daha yüksek olduğu (%10-60) gösterilmiştir.

T.C. Sağlık Bakanlığı ve diğer birkaç merkez tarafından gerçekleştirilen 2004 Ulusal Hastalık Yükü ve Maliyet Etkinlik Proje sonuçlarına göre hane halkı araştırmasında son 2 ay içerisinde hekim tanılı ilk 20 akut ve kronik hastalık arasında zatürre %1.15 sıklık ile 15. sıradadır. Sağlık Bakanlığı 2004 yılı istatistiklerine bakıldığında tüm hastane yatışlarının %19'unu zatürre hastalarının oluşturduğu görülmektedir. Amerika Birleşik Devletlerinde yılda yaklaşık 4 milyon kişide zatürre görüldüğü ve bunların 600.000 kadarının hastaneye yatarak tedavi edildiği tahmin edilmektedir.

Belirtileri Nelerdir?

Ateş, öksürük, balgam, göğüs ağrısı en sık rastlanan belirtilerdir. Nefes darlığı, bilinç kaybı, bulantı-kusma, sık nefes alıp verme, kas-eklem ağrıları, halsizlik gibi belirtiler görülebilir. Ağır zatürreli hastalarda deri ve mukozanın mavi renk alması, ciddi nefes darlığı, tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı olabilir.

Tanısı Nasıl Konulur?

Hastalara klinik olarak değerlendirildikten sonra çoğunlukla akciğer grafikleri çekilerek tanı konur. Ağır zatürre durumlarında ve hastaneye yatması gerekenlerde kan testleri, zatürreye neden olan mikrobun belirlenmesi için balgam testleri ve bilgisayarlı tomografi gibi ileri incelemeler gerekebilir.

Nasıl Tedavi Edilir?

Antibiyotikler, bol sıvı alımı, istirahat, ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler gibi tedaviler genellikle kullanılır. Hastanın yaşı, ek hastalıkları, muayene bulguları, bilinç durumu, laboratuvar değerlerini kapsayan zatürrenin şiddetine göre hastanın ayaktan veya hastaneye yatarak tedavi edileceğine karar verilir. Çok ağır zatürreli olgular, yoğun bakımda takip ve solunum makinesi ile solunum desteğine ihtiyaç duyabilir.

Zatürreye neden olan mikrobun belirlenmesi çoğu kez mümkün değildir. Ancak zatürre tanısı konduktan sonra en kısa zamanda hasta için en uygun olan antibiyotik tedavisi başlanır. Balgamda herhangi bir mikrop saptanırsa hangi antibiyotikle tedavi edilebileceğine dair veriler 72 saat içinde sonuçlanır ve buna göre antibiyotik tedavisi düzenlenir. Tedavi süresi hastalığın başlangıçtaki şiddetine, sorumlu etkene, eşlik eden hastalıklara ve hastanın bireysel yanıtına göre değişebilir. Ateşin düşmesini takiben genellikle 5-7 gün daha antibiyotiğe devam edilir. Ancak bazen tedavi süresini 14-21 güne kadar uzatmak gerekebilir.

Hastalığın Takibi Nasıl Yapılır?

Zatürre ani başlangıçlı ve genellikle tedaviyle hızla iyileşen bir hastalıktır. Tedavi başlangıcından sonra bir veya iki hafta sonra hekim, hastayı tekrar değerlendirir ve gerekli incelemeleri yapar. Bazen tedavi süresinin uzatılması gerekebilir. Tedavi başlandıktan 72 saat sonra ateş düşmediyse hasta tekrar değerlendirilmelidir. Takipte düzelmeyen olgularda özellikle ülkemizde verem hastalığı, akciğer kanseri ve diğer bazı hastalıklar ile ayırıcı tanısı gerekebilir.

Korunmak İçin Neler Yapılmalı?

Sigara ve alkol alışkanlıklarının kontrolü, dengeli beslenme, hijyen önlemleri, altta yatan ek hastalıkların tedavisi, zatürre ve yıllık grip aşıları ile toplumda gelişen zatürrenin sıklığı ve ölüm oranı azaltılabilir.

En sık zatürreye neden olan mikrop pnömokoklardır. 65 yaş ve üzerindeki kişiler, kronik hastalığı olanlar, (Ağır KOAH(kronik obstrüktif akciğer hastalığı)’lılar ile bronşektazi, pnömonektomi (=bir akciğerin cerrahi olarak yerinden çıkarılması), kalp ve damar, böbrek, karaciğer ve şeker hastalığı), uzun süreli alkol kullanımı olanlar, dalağı alınmış olanlar, bağışıklık yetmezliği ve bağışıklık sistemini baskılayan tedavi kullananlar, beyin omurilik sıvısı kaçağı olanlara zatürre aşısı (pnömokok) yapılması önerilir. Aşı, koldan kas içine yapılır. Oldukça güvenilirdir, ciddi yan etkilere pek rastlanmaz. Yaşam boyu bir veya iki kez yapılması çoğu kez yeterlidir.

“Toplum hizmeti verenler grip aşısı yaptırmalı”

Grip (influenza) de zatürreye zemin hazırlaması açısından tehlikeli olabilir. Her yıl en fazla gribe neden olan mikropların belirlenmesi ile her yıl yeni aşı hazırlanır ve grip aşısının her yıl tekrarlanması gerekir. Aşı, Eylül, Ekim ve Kasım aylarında yapılabilir. 65 yaş ve üzeri olanlara, kronik akciğer hastalıkları (KOAH, bronşektazi, astım, kalp ve damar hastalığı), şeker hastalığı, böbrek fonksiyon bozukluğu, bağışık sistemi baskılanmış kişiler, yüksek riskli hastalarla karşılaşma olasılığı olan hekim, hemşire ve yardımcı sağlık personeli olanlara, grip yönünden riskli şahıslar ile birlikte yaşayanlara (altı aydan küçük bebekle yakın ve sürekli teması olanlara), güvenlik görevlileri, itfaiyeciler gibi toplum hizmeti verenlere ve grip sezonunda gebe olanlara grip aşısı yapılması gerekir. Aşı kas içine yapılır. Yumurta alerjisi olanlara yapılması sakıncalı olabilir. Yapıldığı yerde ağrı, hassasiyet gibi basit yan etkiler olabilir.
 
Support : Blogger | Giresunspor
Copyright © 2012 - 2017. Sağlık Blogu - Tüm Hakları Saklıdır.
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger